Bir giysinin iç etiketinde çok sayıda bilgi görebilirsiniz: elyaf oranı, bakım sembolleri, üretici veya ithalatçı bilgisi, beden ve üretim yeri. Bunların hepsi aynı hukuki düzenlemenin parçası değildir. Bu rehber, Türkiye’deki resmi ürün kuralları bakımından özellikle elyaf kompozisyonu bilgisini anlamaya odaklanır.

Önce yüzde oranlarını bulun

“%70 pamuk, %30 polyester” gibi ifade ürünün elyaf kompozisyonunu gösterir. Ticaret Bakanlığı’nın Ürün Kuralları Veri Tabanı’na göre, kapsam içindeki tekstil ürünlerinin elyaf kompozisyonu etiket veya işaretlemeyle belirtilmelidir. Etiketin kalıcı, kolay okunabilir, görülebilir ve ulaşılabilir olması; ürüne sağlam iliştirilmesi beklenir.

En yüksek oran, bütün hikâye değildir

Yüzde 100 tek lif görmek otomatik kalite göstergesi değildir. Aynı elyaf; lif uzunluğu, iplik bükümü, dokuma veya örme yapısı, yoğunluk, terbiye ve dikim kalitesine göre farklı davranabilir. Karışımlar da kullanım amacına göre esneme, form koruma veya kuruma süresi gibi özellikler sağlayabilir.

Dokun, ger, ışığa tut

  • Kumaşı hafifçe gerin; formuna dönüyor mu?
  • Işığa tuttuğunuzda yapı dengeli mi, beklenmedik açıklık var mı?
  • Yüzeyi nazikçe sürtün; gevşek lif veya erken tüylenme işareti görüyor musunuz?
  • Dikiş hattında kumaş ayrılıyor veya iplikler zorlanıyor mu?
  • Bakım talimatı günlük hayatınıza uyuyor mu?

Etiketin sorumluluğu kimde?

Resmi rehbere göre üretici, etiketin yapılması ve bilginin doğruluğundan; dağıtıcı ise piyasadaki ürünün uygun etiket veya işaretlemeyi taşımasından sorumludur. Bu bilgi, etikette sorun gördüğünüzde satıcıya soru sormanız için somut bir dayanak sağlar.

Neyi söylemez?

Elyaf etiketi tek başına dayanıklılık, işçilik koşulları, çevresel etki, boya güvenliği veya ürünün size uygunluğu hakkında kesin hüküm vermez. “Doğal”, “eko”, “premium” gibi pazarlama sözcüklerini kompozisyon bilgisiyle karıştırmayın; bu ifadelerin dayanağını ayrıca sorun.

Kaynak

  1. T.C. Ticaret Bakanlığı — Türkiye Ürün Kuralları Veri Tabanı, Tekstil Ürünleri, erişim: 3 Ağustos 2026.